HAZİRANIN ÜÇÜNCÜ HAFTASI
İnsanın içinde ukte kalması kadar kötü bir şey olamaz. Bir de o ukte mühim ise gitgide yaranız daha büyür daha da acıtmaya başlar. Bir insan babasızlığa doğuşundan itibaren olursa daha kolay alışır gibi görünüyor ama ya öyle değilse?
Farz-ı misal babası olmayan bir çocuğu düşünelim. Çocukken kolaydır, çünkü daha dünyayı bile mahallesi kadar bilip anlayabiliyordur. Ama büyüdükçe gördükçe babasızlık daha farkedilmeye başlayacak. Bu çocuk hiç mi parktan geçmeyecek ve bu parktan geçerken babasıyla oynayan, babasına koşup boynuna sarılan başka bir akranını görmeyecek. Hadi görmedi diyelim. Haftalık 10 liraya berbere çırak oldu bu çocuk yaz tatili boyunca. sonra okul açılacak, gelgelim okul kıyafetleri lazım.
Sonra genelde kimse bilmez ama o çocuk bilir ki haziranın üçüncü haftası zulümdür. Babalar günü tam bir iç çekiş günüdür.
Daha da büyüdükçe üzüntü yerini nefrete ve sinire bırakabilir eğer ki o kişi seni bir başkası için arkasına bakmadan bırakıp gitmişse. Ağız dolusu sövmekte olmaz. İçinde yaşanmamış baba sevgisi vardır. Hep ona özlem duyarsın. Belki ilerde evlenince eşimin babası beni sever. Bana babalık yapar diyorsun ama o yaşa kadar erkek erkeğe nasıl konuşulur hiç görmemişsin. O yaştan sonrada yaşasan ne fayda!
Belki bir gün çocuğu hasta olduğunda 'Ölsün de bir boğaz eksik olur' diye düşünen hiç bir baba kalmaz.




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder